“Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid’e Saygı ve Türkçe'ye Çevrilen Kitaplarının Tanıtımı” Etkinliği Gerçekleştirildi

İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Kültür ataşesi Abdurrıza Raşid ile Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Güzelyüz'ün ortak organizasyonlarıyla “Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid’e Saygı ve Türkçeye Çevrilen Kitaplarının Tanıtımı” Etkinliği Gerçekleştirildi.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ali Güzelyüz’ün başkanlığını yaptığı oturuma Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid, Atatürk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nimet Yıldırım, Selçuk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Temizel, İÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Tokmak, İran Şehr-i Kitab (Kitap Şehri) Genel Müdürü Mehdi Firouzan konuşmacı olarak katıldılar.

Etkinlikte gündem üç kitabın tanıtımıydı: Kitaplardan biri Erzurum Kültür Ataşemiz sayın Hasan Didban Bey'in Türkçeye çevirmemi önerdiği, çevirisi ve basımını tümüyle desteklediği, İstanbul kültür ataşemiz Abdurrıza Raşid Bey’in de ulaşımdan konaklamaya bütün organizasyonunu üstlendiği her konuda destek vererek bu etkinlikte tanıtımı sağladığı hocanın “Heyahu Der Hiç: Bir hiç uğruna Kargaşa” adlı yakın dönem İran tarihinin bir bölümünü kapsayan önemli tarihi vesikalara dayananTürkçeye çevirdiğim eserinin de tanıtımı yapıldı.

Bu etkinlikte başta bütün bu güzelliklerin sebebi büyük üstad Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid hocamıza; programda yoğun çabaları ve destekleri bulunan İstanbul Üniversitesi Rektörümüz sayın Prof. Dr. Mahmut Ak Bey'e, Prof. Dr. Ali Güzelyüz Bey'e ve değerli edebiyat dostları kültür ataşelerimiz Abdurrıza Raşid Bey ile Hasan Didban Bey'e sonsuz teşekkürler...

“Mesnevi ve Mevlana Bizim Ortak Kültürümüzün Yapıştırıcısıdır”

Etkinliğin açılış konuşmaları İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İÜ Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Güzelyüz, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu Kültür Ataşesi Dr. Abdurreza Rashed tarafından yapıldı.

İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak konuşmasında, İÜ Edebiyat Fakültesi’nin Türkiye’de kültür ve edebiyat denildiği zaman akla gelen ilk ilim yuvalarından biri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Mesnevi ve Mevlana aslında bizim ortak kültürümüzün yapıştırıcısıdır. Bizi birbirimize bağlayan en önlemli eserdir. Bu eserlerin içinde dil eğitimi var. Hiç şüphesiz ki din ve tarih eğitimi de var. Edebiyat fakültemizde 44 lisans programımız var. Lisans öğrencileriyle beraber 18 bin öğrenci buradan feyz almakta. Hem kendi ülkemiz hem de kültürel olarak ortak olduğumuz ülkeler için geleceğin aydınları bu fakülteden yetişmektedir. Bilgi yalnız başına değil, tecrübeyle bütünleştiği zaman fayda üreten bir durumdur. Bu vesileyle üniversitemizde kıdemli, tecrübeli büyüklerimizi görmekten mutluluk duyuyoruz. Büyüklerimiz sadece bilgi olarak değil, ahlak olarak da bizim önderlerimizdir. Bilgi ile ahlak birleşirse bu fakülte için bir değer olur. Ahlaki kusurları olanların hiç şüphesiz ki bilgisi ne kadar olursa olsun bu fakülteye verebilecekleri bir şey yoktur. Hem bilgisiyle hem ahlakıyla örnek olmuş olan büyüklerimizi gerek fakültemizde gerekse üniversitemizde ağırlamaktan şeref duyuyoruz.”

İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak sözlerini katılımcılara teşekkür ederek sonlandırdı.

“Mevlana’nın Mesnevisinin Son Metinleri Dr. Muhammed Ali Muvahhid Tarafından Gerçekleştirilmiştir”

İÜ Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Güzelyüz konuşmasında: “Prof. Dr. Muhammed Ali İran’da Mevlana’nın Mesnevi’si ve Şems-i Tebrizi ile ilgili araştırmalar yapan en önemli şahsiyetlerden birisidir. Mevlana’nın Mesnevisi’nin son metinleri yine Dr. Muhammed Ali Muvahhid tarafından gerçekleştirilmiştir. Dr. Muvahhid Mevlana’nın vefatından çok kısa bir süre sonrasına kadar olan el yazmalarından hareket ederek, Mesnevi’nin metnini yayınladı. 7. yüzyılın sonuna kadar olan yazmaları dikkate alarak Mesnevi’yi hazırladılar. Dr. Muvahhid, anlaşılır ve güvenilir bir metin elde etmeye çalıştı. Dr. Muvahhid’in hazırladığı Mesnevi İran’da 2 cilt halinde yayınlandı. 2 bin sayfa civarındadır. 1. ciltte 160 sayfalık bir mukaddimeden sonra Mesnevi’nin ilk 3 defteri, 2. cildinde ise Mesnevi’nin son 3 defteri ile bütün beyitlerin fihristi yer alıyor. Dr. Muvahhid’in hazırladığı Mesnevi’nin özelliklerden birisi de Mevlana’nın vefatından çok kısa bir süre sonrasına kadar yazılmış olan tam veya eksik güvenilir nüshaların karşılaştırılmasıdır. Örneğin Konya Nüshası, Kahire Nüshası ve diğer 11 civarı nüsha karşılaştırılarak Mevlana’nın söylediği metne en yakın metin elde edilmeye çalışılmıştır. Bu metin hazırlanırken bütün nüshalar arasındaki farklar da gösterilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Mevlana’yı Anlamak İstiyorsanız Kitaplarını Okuyun”

İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu Kültür Ataşesi Dr. Abdurreza Rashed ise konuşmasında Mevlana’nın kimseyle kıyaslanamaz olduğunu belirterek: “Eğer Mevlana’yı anlamak istiyorsanız kitaplarını okuyun” dedi.

Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ali Güzelyüz’ün başkanlığını yaptığı oturuma Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid, Atatürk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nimet Yıldırım, Selçuk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Temizel, İÜ Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Tokmak, İran Şehr-i Kitab (Kitap Şehri) Genel Müdürü Mehdi Firouzan konuşmacı olarak katıldılar.

Oturumda, Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid, kitaplarının içeriğini ve Mevlana sevgisini anlattı. İstanbul Üniversitesi’ne teşekkürlerini dile getirdi.

Etkinlik, İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’ın Prof. Dr. Muhammed Ali Muvahhid’e hediye takdim etmesiyle sona erdi.

Haber: Burak BERKEL, Çağla KONAT
İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü
10.04.2018


Doğu Esintileri Dergisi web sitesinden derginin bütün sayılarına ulaşabilirsiniz.